HOŞGELDİNİZ

MALATYA ZİRVE YAYINEVİ DAVASI

MALATYA ZİRVE YAYINEVİ DAVASI

 

    2007 yılı 18 Nisan’ı Türkiye’de yaşayan Protestan Hıristiyanlar için çok zor bir gün olmuştur. O gün Zirve yayınevi çalışanlarından Necati Aydın ve Uğur Yüksel ile birlikte Alman uyruklu Tilman Geske yalnızca Hıristiyan oldukları için, 5 genç tarafından ağır işkenceler uygulanarak ve sonunda boğazları kesilerek vahşice katledilmişlerdir.

 

DEVAMINI OKU

Protestan Kiliseler Derneği Basın Bildirisi

Basın Ve Kamuoyuna,

04/06/2013 – 06

Gezi protestoları artık tüm yurda yayılan başlangıçtaki beklentilerin farklı alanlara yayıldığı çok geniş çaplı, kontrolü zor bir hareket haline gelmiş, başlangıçtaki amacını aşmıştır.

 

Gezi Protestosunun son günlerde kontrolsüz bir şekilde büyümesi, Hristiyan vatandaşlar olarak bizi tedirgin etmektedir. Türkiyemiz gün ve gün daha büyük bir karmaşaya sürüklenmekte, huzursuzluk yayılmaktadır. Halkımızın güvenliğinden sorumlu olan emniyet kuvvetleri, sık sık orantısız güç kullanımına başvurmaktadır.

 

DEVAMINI OKU

AVUKAT ERDAL DOĞAN'IN TEHTİD EDİLMESİ İLE İLGİLİ BİLDİRİ

AVUKAT ERDAL DOĞAN'IN TEHTİD EDİLMESİ İLE İLGİLİ BİLDİRİ

 

Norveç Helsinki Komitesi: İnanç Özgürlüğü Girişimi, Avukat Erdal Doğan’a yönelik ölüm tehdidinden ötürü kaygı duymaktadır.
Erdal Doğan, 18 Nisan 2007’de Malatya’da üç Hristiyan’ın öldürülmesine ilişkin Zirve/Malatya davasında müdahil avukattır. Sanıklardan Varol Bülent Aral, 8 Mart 2013 tarihli duruşmada Erdal Doğan’ı ölümle tehdit etmiştir.

­ Kamu görevlilerini Erdal Doğan için koruma sağlamaya ve emniyetini güvence altına almak için gerekli tedbirleri almaya çağırıyoruz.


Erdal Doğan’ın 10 Mart 2013 tarihli açıklaması şöyle:

DEVAMINI OKU

HAKKINI BİL, HAKKINI KULLAN, HAKKINI ARA

HAKKINI BİL, HAKKINI KULLAN, HAKKINI ARA

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 9 Temmuz 1990 gün ve 1 sayılı kararına göre Hristiyanlar okullardaki zorunlu din dersinden -kimliğinde Hristiyan yazıyor ise- muaftır. Buna rağmen birçok Hristiyan ailenin çocuğu din derslerinde sınıfta oturmakta, kimi okullarda muaf olmak üzere dilekçe verdikleri halde derse girmeye zorlanmakta sınıfta öğretmen ve arkadaşlarının kötü muamelesine maruz kalmaktadır. Böyle durumlarda neler yapılmalı?

 

HAKKINI BİL, HAKKINI KULLAN, HAKKINI ARA DEVAMI

BİZ KİMİZ

 "Türkiye'deki yerel Protestan Kiliseler arasındaki bu işbirliği 1980'lerin sonlarında dönemin kilise önderlerinin bir araya gelmesi ile başladı. Bir 'Temsilciler Kurulu' (TeK) olarak başlayan bu birlik 1990'lı yılların sonunda cemaatin büyümesi ve artan Hristiyanlık karşıtı yayın ve propagandalara karşı yapısal ivme kazandı. Zaman içinde Türkiye'de bulunan yerel Protestan Kiliselerin büyük kısmı bu birlik içinde yer aldı. Mevcut üyeler ile Türkiye’deki yerel Protestan Cemaati'nin takriben %85'i temsil edilmektedir. Eski dernek yasalarındaki sınırlamalar nedeniyle uzun yıllar TeK’in resmi makamlar önünde temsil sorunu olmuştur. Son yıllarda Dernekler Kanunu’nun değişmesi ile dernek kurulmasına karar verilmiştir. Protestan Kiliseler Derneği, İzmir merkezli olarak 23.01.2009 tarihinde 35-049-108 kütük numarası ile kurulmuştur.''